Menü

MARİLYN MONROE YAŞIYOR / Önder ŞENYAPILI

SİNEMANIN EFSANE YILDIZI “GÖRÜNTÜSÜ”YLE

YALNIZCA SİNEMADA DEĞİL,

RESİMLERDE, YONUTLARDA, FOTOĞRAFLARDA, KARİKATÜRLERDE, REKLAMLARDA,

“ADI”YLA/”ANISI”YLA ŞARKILARDA VE

“SESİ”YLE MÜZİK CD’LERİNDE YAŞIYOR

1962 yılında öldü. Henüz 36 yaşındaydı. İntihar mı ettiği, yoksa bir cinayete mi kurban gittiği hâlâ kesinleşmiş değil. Bu yıl (2020) öleli 58 yıl oldu. İki yıl sonra (2022) 60 yıl olacak. Olacak ama, unutulmayacağı anlaşılıyor. Çünkü, hâlâ anımsanıyor. Bir hazır kahve firması 1998 yılında yayımlanan reklamlarında O’un imgesini kullandı. O’nun bir filminin adını slogan yaptı: “Bazıları sıcak sever.” O “Bazıları Sıcak Sever” ya da “Some Like It Hot” adlı filmde Tony Curtis ve Jack Lemmon ile birlikte oynamıştı. (Bu filmdeki giysilerinden biri, ölümünden 28 yıl sonra, 1988’de düzenlenen bir açıkartırmada 19 bin 800 dolara satıldı.)

1998 yılında yayımlanan bir reklamda Marilyn Monroe imgesi

O, Marilyn Monroe… Ya da öteki anılışıyla, “Sarışın Bomba”…

Hollywood’tan birçok iz bırakan sarışın geçmişti ama, Marilyn Monroe gibi ‘ölümden sonra yaşam’ını sürdüreni, — böylesine uzun sürdüreni görülmedi.

Hâlâ anımsandığının, unutulmadığının/unutulamadığının göstergesi ikinci milleniumun (binyılın) son yılının sondan iki önceki ayının son günlerinde NewYork’ta düzenlenen müzayedede 33yıl önce giymiş olduğu giysisinin 1 milyon 277 bin 500 dolara (Türkiye’de yayımlanan kimi gazetelerde bu eder 10 bin dolar daha düşüktür.) alıcı bulmuş olmasıdır. Marilyn, bu giysiyi ABD eski başkanlarından John F. Kennedy‘nin doğum gününde giymiş ve davetli olduğu Beyaz Saray’da puslu sesiyle “Happy birthday Mr. President” şarkısını seslendirmişti. Giysi, 1962 yılında 12 bin dolara malolmuştu Marilyn‘e. NewYork’taki Christie’s Müzayedeevinin düzenlediği açıkartırma 12 bin dolardan açıldı ama, tam 33 yıl sonra, giysi maliyet fiyatının 106,5 katına satıldı.

Günümüzün ünlü moda kreatörlerinden Tommy Hilfiger, yıldızın üç adet jean pantolonuna 42 bin 500 dolar, Misfits/Uygunsuzlar filminde giydiği çizmelere ise 85 bin 500 dolar ödedi.

Açıkartırmada Marilyn Monroe’nun 50 parça eşyası toplam 5 milyon 600 bin dolara satıldı.

Los Angeles Devlet Hastahanesinde 1 Haziran 1926 günü Norma Jean adıyla doğup Morenson soyadı ile vaftiz edildi ama, nüfus kağıdına annesi Gladys‘in kızlık soyadı Monroe yazıldı. Sinemaya adım attığında adının değiştirilmesi istenince, aktrist Marilyn Miller’in adını aldıysa da soyadının nüfusundaki, — annesinin kızlık soyadı olmasını istedi.

20 yaşında iken, 1946 yılında 20th Century Fox’la sözleşme imzalamadan önce çekilen deneme filminin kameramanı Leon Shamroy, “Güzelliğiyle Gloria Swanson’a, davranışlarıyla Jean Harlow’a benziyor. Cinsellik yüklü” demişti.

1999 yılının Ekim ayı sonunda New York’ta Christie’s Müzayedeevince düzenlenen açıkartırmada Marilyn Monroe’nun 50 parça eşyası satışa sunuldu. Bütün parçalar toplam 5 milyon 600 bin dolara satıldı. 1962’de Beyaz Sarayda giydiği ve 12 bin dolara diktirmiş olduğu ten rengindeki giysi bir Amerikan Şirketince 1 milyon 277 bin 500 dolar (maliyetinin 106,5 katı) ödenerek satınalındı. Açıkartırma haberleri, doğal olarak, Türkiye’de yayımlanan günlük gazetelerde de yer aldı almasına ama, satış fiyatları, nedense, gazeteden gazeteye değişti.Gazetelerde yer alan bir başka bilgiye göre, 1997 yılında ölümüyle bütün dünyada ama, özellikle ülkesinde büyük üzüntüye yol açan Prenses Diana’nın 1985 yılında Beyaz Sarayda John Travolta ile dansettiği gece üzerinde bulunan mavi kadife giysisi 1985 yılındaki bir açık artırmada ancak 222 bin 500 dolara satılabilmişti.

20th Century Fox çiçeği burnunda oyuncusunu oyunculuk dersleri alması için Actor’s Lab’a yazdırdı. Çalışkan ve istekli bir öğrenci oldu.

İlk rol aldığı film “Scudda Hoo! Scudda Hey!”de bir sandalda çok kısa bir süre için gözüküyordu. Yıl 1947 idi. Gene aynı yıl, 3 sözcük söylediği “Dangerous Years/Tehlikeli Yıllar”da bir garson kızı canlandırmıştı.

Ve gene 1947 yılında, 20th Century Fox ile yapmış olduğu sözleşme iptal edildi. Hem de stüdyonun patronlarından Zanuck iptal etti sözleşmesini. Çünkü, Marilyn, Zanuck’un kızını evlendirmeyi kafasına koyduğu genç oyuncu Tommy Zahn’ı baştan çıkarmıştı.

Stüdyonun bir başka patronu 70 yaşındaki Joseph Schenk bu genç kadına hayrandı ve 1947 yılı sona ermeden 75 dolar haftalıkla yeniden işe aldı Marilyn’i. 1948 yılında buğulu sesiyle konuştuğu, kendine özgü işveli edasıyla yürüdüğü ve dansettiği “Koro Kızları” filmiyle ilgi çekmeyi başardı Marilyn. Anılan filmde “Every Baby Needs a Da Da Daddy” şarkısını söyledi. (Şarkı söylemeyi sonraki filmlerinde de sürdürdü. Örneğin, “The River of No Return/Dönüşü Olmayan Nehir”de filmle aynı adı taşıyan şarkıyı; “Niagara”da “Kiss” [“Öpücük” değil “Öp”; çünkü “Kiss, kiss me say you miss/Öp, öp beni ve özlediğini söyle”dir şarkının ilk dizesi.]; “Let’s Make Love/Gel Sevişelim” de “May Heart Belongs To Daddy/Kalbim Babama Aittir”; “Gentlemen Prefer Blondes/Erkekler Sarışınları Sever”de “Diamonds are a Girl’s Best Friend/Pırlantalar Bir Kızın En İyi Dostlarıdır” adlı şarkıları yorumladı. Bugün hâlâ bu şarkıların toplandığı CD’ler yayımlanıyor ve hâlâ bol sayıda dinleyici buluyor.Ayrıca Marilyn Monroe (ya da Norma Jean) için bestelenmiş şarkıların varlığı da unutulmamalı.)

(Solda) Bebek Marilyn, 1927; (sağda) Los Angeles Kilisesi Kimseziler Yurdunda, 1935

18 yaşında (henüz esmer iken), 1944

1950 yılına değin “Üç Ahbap Çavuşlar Elmas Peşinde”, “Asphalt Jungle/Elmas Hırsızları” ve “All About Eve/Perde Açılıyor” adlı filmlerde küçük roller aldı. Ancak, büyük roller istiyordu. İkinci derece rollerle yetinmek zor geliyordu Marilyn’e.

Bir an önce üne kavuşmak isteği, Tom Kelley adlı bir fotoğrafçıya çıplak poz vermesine yol açtı. “Golden Dreams/Altın Düşler” başlığıyla 1951 yılında bir pin-up takviminde yer alan çıplak fotoğrafı gerçekten de ünlenmesini sağladı ama, 20th Century Fox bikez daha işine son verdi Marilyn’in. Tom Kelly Stüdyosunda çekilen fotoğraf, Marilyn Monroe’nun dünyanın en büyük seks tanrıçası olarak benimsenmesine yol açtı. Fotoğraf, İllinois/Melrose Park’taki John Baumgarth Şirketinin yayımladığı Champion Calenders/Şampiyon Takvimlerinin birinde yer almıştı. O yıl bu takvim yok sattı.

Marilyn Monroe’nun ‘seks tanrıçası’ olarak benimsenmesine yol açan Tom Kelley’nin 1951 tarihli fotoğrafı

Sağda, ünlü bir film yıldızı olduktan sonra verdiği pozlardan biri.

Sonuç Marilyn’i yüreklendirdi. Los Angeles’teki bir ajansta pin-up girl olarak çalışmaya başladı. Çıplak pozlar vere vere çıplaklığa alıştı. 1952 yılında Playboy dergisinde yer alan çıplak fotoğrafları derginin de yok satmasına yol açtı.

1951 yılında daha sonra ABD Başkanı olacak, o sıralar Demokrat Parti Senatörü olan (ve Marilyn’in ölümünde kardeşi Robert ile birlikte parmağı olup olmadığı çok tartışılacak) John F. Kennedy ile ilişki kurmuştu.

Çıplak fotoğraflarıyla sağladığı ün 20th Century Fox yöneticilerini uyandırdı. Yanlış yaptıklarının ayırdına varıp işine son verdikleri Marilyn’le hemen yeni bir sözleşme imzaladılar. Marilyn 1952’de Cary Grant’la “Monkey Business/Tehlikeli Oyun”u, ardından “Niagara”yı ve “Gentlemen Prefer Blondes/Erkekler Sarışınları Sever” adlı filmleri çevirdi. Bu filmlerden sonra Hollywood’un en parlak yıldızı olmuştu.

1955 yılında, “The Seven Years Itch/Yaz Bekarı” filminde metro ızgarası üstünde dururken eteklerinin havalandığı sahne filmin afişinde de kullanıldı ve Marilyn denilince hemen gözlerönüne geliveren bir görüntü oldu. Daha sonra yapılan kimi filmlerde de havalanmış eteklerini bastırmaya çalışan Marilyn görüntüsü kullanılmıştır. Örneğin, Gene Wilder’in yönetip oynadığı 1984 yapımı “Woman in Red/Kırmızılı Kadın” filmi garajdaki havalandırma ızgarası üstünde kırmızılar giyinmiş Kelly Le Brock’un eteklerinin uçuşmasıyla başlar. Marilyn’in “Yaz Bekarı” filminden esinlenme bir sahnedir. Bu sahnenin ayrıntılı olarak işlendiği bir öteki film “İnsignificance/Önemsizlik”tir.

Nicholas Roeg’in 1985 yılında yaptığı bu filmde Theresa Russel Marilyn rolündedir ve “Yaz Bekarı”ndaki sahnenin çekimi, ızgaranın altındaki çekim görevlilerinin davranışlarını da içererek yeniden akperdeye yansıtılmıştır.

Marilyn Monroe’nun 1955 yılında oynadığı “The Seven Years Itch/yaz Bekarı” adlı filmde metronun havalandırma ızgarası üstündeki pozu, sonraki birçok filmde yinelenmiştir. Sağda, Hollandalı karikatür sanatçısı Willem Rasing’in Marilyn’in söz konusu pozuyla, Edvard Munch’un “Çığlık” adlı tablosundaki figürü bir araya getirrerek yaptığı karikatür görülüyor.

Havalanmış eteklerini bastırmaya çalışan Marilyn görüntüsü yalnızca sonradan çekilen filmlere esin kaynağı olmakla kalmamıştır. Çok çeşitli alanlarda aynı görüntünün kullanıldığına tanık oluyoruz. Örneğin, Uluslararası Ankara Karikatür Festivaline katılan ve Ankara’da yapıtlarını sergileyen Hollandalı çizgi sanatçısı Willem Rasing bir karikatüründe Marilyn’in söz konusu görüntüsü ile resimde dışavurumculuk akımının atası sayılan kuzeyli sanatçı Edvard Munch’un 1895 tarihli “Çığlık” adlı tablosundaki görüntüyü birleştirmiştir.

Edvard Munch’un 1895 tarihli “Çığlık” adlı tablosu

John Seward Johnson II’nin “eteği uçuşan” Marilyn Monroe yonutu

ABD’li ünlü yonut sanatçısı John Seward Johnson II (1930-2020) eteği uçuşan Marilyn Monroe’nun dev yonutunu yapmıştır. 2011 yılının Temmuz ayında Chicago’da açılışı yapılan “Forever Marilyn/Sonsuza değin Mariyn” adı verilmiş olan 7 metre 90 cm. boyundaki anıtın ağırlığı 15 ton.

Daha sonra ABD’nin başka yerleşimlerine ve Avusturalya’ya da taşınarak sergilenmiştir.

Çinli saatçılar da eteği uçuşan Marilyn’in yonutunu yaptılar.  Sekiz metre uzunluğundaki paslanmaz çelikten hazırlanan ve sekiz ton ağırlığında olan yonut Guigang kentindeki bir ticaret merkezinin bahçesinde sadece altı ay sergilenebildi. 2014 Haziranında basında yer alan haberler yonutun çöplüğe atıldığını duyuruyordu.

Önemli, etkili ve yenilikçi İtalyan film afiş sanatçılarından biri olan ve Barbar Conan, Bir Daha Asla Deme, Et ve Kan, Kırmızı Sonja, My Name Is Nobody, Octopussy, Quadrophenia, Rambo: İlk Kan Bölüm II, Tenebrae, vb. filmlere yaptığı afişlerle tanınan Renato Casaro (1935), Sandro Boticelli(1445-1510)’nin “Nascita di Venere/Venüs’ün Doğuşu tablosundaki Venüs figürünün yerine eteği havalanan Marilyn’in görüntüsünü yerleştirmiştir.

Sandro Boticelli: Venüs’ün Duğuşu

ABD’li çoklu ortam (multi media) saantçısı, illüstratör Joseph Sonday ise gene aynı tablodaki Venüs figürü yerine Marilyn Monroe’nun bir başka, — tek parça mayolu görüntüsünü koymuştur.

Julien Durix: “Monroe Enlightening the World/Monroe Dünyayı Aydınlatıyor”

Pop sanatçı Julien Durix (1991) “Monroe Enlightening the World/Monroe Dünyayı Aydınlatıyor” adlı çalışmasında da yıldızın “Yaz Bekarı” filmindeki görüntüsünü kullanmıştır.

İngiltere/Birmingham’daki Eteği uçuşan Marilyn Monroe yonutu

Marilyn Monroe, “Yaz Bekarı”nı çevirdikten sonra 1955 yılında New York’ta kendi adını taşıyan bir şirket kurmuş, şirketin başına fotoğrafçısı Milton Greene(1922-1985)’i getirmiştir. Söylemeye gerek yok, şirket kısa süre içinde darphane gibi çalışmaya başlamıştır.

İlk kez bir filmi, – 1960 yılında oynadığı, bu yazının girişinde de anılan “Bazıları Sıcak Sever” çok beğenilmiştir. 1961’de rol aldığı The Misfits/Uygunsuzlar gerek kendisi, gerekse rol arkadaşı Clarck Gable’in son filmi olmuştur. Bu filmdeki aşırı erotik görüntüler ABD sansürünü bile çileden çıkarmıştır.

36 yıllık yaşamına 29 film sığdırabilmiş olan Marilyn Monroe 16 yaşındayken, 1942 yılında Jim Dogorthy adındaki komşu oğluyla; 1954 yılında ABD’nin ünlü beyzbol oyuncusu Joe DiMaggio’yla; ve 1956 yılında dünyaca ünlü yazar Arthur Miller ile evlenmişti. 14 yaşında doğurduğu bir erkek çocuğu(nu) evlatlık vermişti. Aralarında Fransız aktör Yves Montand, ABD’li film yıldızı Marlon Brando, şarkıcı Frank Sinatra, aktör Warren Beatty, ABD Başkanı John F. Kennedy, kardeşi ABD başsavcısı Robert Kennedy’nin de bulunduğu çok sayıda erkeğin yatağını paylaşmıştı.

Kökende, sinema dünyasının üyesi olan birçok aktrist için çok sayıda evlilik yapmak, birçok erkekle yatıp kalkmak doğal dışı değildir. Üstelik, sinema sanayii ve de özellikle Hollywood’un halkla ilişkiler sorumluları, cinsellik konusunun kamuoyunun yoğun ilgisini çektiğini iyi bildikleri için yıldızların aşklarını, evliliklerini, ihanetlerini, yatıp kalkma öykülerini bilinçli olarak duyurur. Cinsellik güçlü bir reklam ögesidir sinema dünyasında.

Monroe’nun bu yanı da başka alanların sanatçılarını etkilemiştir. 1987 yılında Japon Pop Art ressamı Tadanori Yoko-o (1936) “Marilyn Monroe’nun Sex Yaşamının Bir Belgesi” adlı resmini yapmıştır. Yoko-o Marilyn’in Amerika ve Avrupa’da yayımlanmış fotografik imgelerinden yararlanmıştır bu resminde..

Japon Pop Art sanatçısı Tadanori Yoko-o’nun “Marilyn Monroe’nun Seks Yaşamının Bir belgesi” adlı yapıtı.
Sağda ABD’li yonut sanatçısı George Segal’ın “Sinema Afişi” adlı yapıtı.

Tadanori Yoko-o’nun Marilyn’in seks yaşamını belgelediği 1987 yılında, bir başka sanatçı, Pop Art akımının önde gelen temsilcisi ABD’li Andy Warhol (1928-1987) yaşama veda ediyordu. Karpatlardan göçen Ukranyalı bir ailenin çocuğu olarak Andriy Vargola adıyla Pittsburgh/Pennsylvania’da doğan Andy Warhol, yığın üretimini gerçekleştiren bir makinaya özendiği, öyle bir makina olmak istediği için bir makina gibi resim yaptığını söylemiştir, Campbell çorbaları kutularının, CocaCola şişelerinin tekli ve/ya da çoklu görüntülerinden oluşan düzenlemelere imza atmış, bu düzenlemeleri ipekbaskıyla yığınsal üretime uygun düşen yolda çoğaltmıştır.

Marilyn Monroe’lu Life dergisi kapaklarından kimileri

 

Andy Warhol’un Marilyn Monroe’lu ipekbaskıları

 

Andy Warhol (kendisi) ve…

… ve Campbell Çorbaları

Marilyn’in ölümünden sonra tıpkı çorba kutuları, kola şişeleri gibi yıldızın tekli ve/ya da çoklu imgelerinden oluşan düzenlemeler yapmıştır Andy Warhol. Marilyn, elbette, bir sınai ürün değildir ama, sinema sanayiinin, yazılı ve sözlü basının sürekli olarak yaydığı bir görüntüdür. Marilyn’in görüntüsü de tüketilmektedir. Kökende, Campbell çorbaları kutuları nasıl ki süpermarket raflarına diziliyorsa, Marilyn’in, örneğin dergi kapaklarına basılmış fotoğrafları da gazete büfelerinin tazgahlarına diziliyordu. Bu sayfalarda Life dergisinin kapaklarında yer almış Marilyn’in fotoğrafları yan yana görülüyor. Bir bakıma, Andy Warhol’un düzenlemelerini andırmıyor mu?.. Farkı şu: Life kapaklarındaki görüntüler değişik, Warhol düzenlemelerindeki görüntüler biribirinin aynı… Ancak, gazete büfelerinde aynı görüntü yan yana sıralanıyordu. Ya da duvarlara yapıştırılan film afişlerinde Marilyn’in biribirinin aynı görüntüleri yer alıyordu.

Ve gerek sinema afişleri, gerekse dergi kapakları tüketimi özendirmek amaçlıydı.

Marilyn’in imgesi oynadığı filmin tüketilmesini sağlıyordu. Kısa süre içinde, bu imgenin kendisi tüketim nesnesine dönüşmüştür.

Willem de Kooning’in 1954 tarihli “Marilyn Monroe” resmi

Hollanda’nın Rotterdam kentinde 1904 yılında doğup 22 yaşındayken New York’a giden Willem de Kooning soyut dışavurumcuların temsilcisi sayılmasına yol açan soyut resimlerinin yanı sıra 1950’den sonra boyadığı ve Kadın I dizisi diye anılan figürlü soyut resimleriyle de tanınır. Kadınları arasında bir de Marilyn Monroe vardır. Henüz 1954 yılında boyamıştır bu resmini. Marilyn yolun başındadır o yıllarda. Ama, Willem de Kooning kendine özgü üslubuyla Marilyn’i bir vitrin mankeni olarak/gibi betimler. Bir başka anlatımla, de Kooning tüm dişi seks simgeleri gibi Marilyn’in de bir ‘kişi’ olarak değil bir ‘tüketim nesnesi’ olarak görüleceğinin/ benimseneceğinin bilinciyle yapar bu resmi.

1924 yılında New York’ta doğan ABD’li yonut sanatçısı George Segal (1924-2000), insan figürleriyle oluşturduğu gerçek yaşam sahnelerinden birinde Marilyn’in görüntüsünü kullanmıştır. 1967 yılında yapılmış olan bu Segal yapıtı “Film Poster/Film Afişi” adını taşır. Segal’ın yapıtı da Marilyn imgesine gösterilen ilgiyi kanıtlayan niteliktedir.

Marilyn Monroe öldükten 11 yıl sonra, 1973’te, Büyük Britanyalı ressam Bryan Organ bir İngiliz pop sanatçısının boy portresini yapmıştır. Aralarında İngiliz Kraliyet ailesi üyelerinin de bulunduğu ünlü İngilizlerin portrelerini yapmış olan 1935 Leicester doğumlu Organ, şarkıcı ve şarkı yazarı Elton John’u Marilyn Monroe imgeli bir tişört giymiş olarak resmeder. Elton John, yıllar sonra, sözlerini değiştirerek, 1997 yılında Fransa’da şaibeli bir otomobil kazasında yaşamını yitiren Prenses Diana’nın cenaze töreninde Kilisede çalıp seslendirdiği Candle in the Wind adlı şarkısını, kökende Marilyn Monroe için bestelemiştir. Elton John için Marilyn Monroe bir idoldü; Bryan Organ’ın boyadığı portresinde Marilyn Monroe imgeli bir tişört giyiyor oluşu bu nedenledir.

Bryan Organ’ın Elton John portresi Marilyn Monroe’nun ölümünden 11 yıl sonra yapılmıştır.


Rosalyn Drexler: Ölüm Marilyn’in peşini bırakmadı

Marilyn Monroe ile aynı yıl doğan eski güreşçi, roman ve senaryo yazarı, pop art sanatçısı Rosalyn Drexler (1926) yıldızın ölümünden 5 yıl sonra iki ayrı fotoğraftan kestiği figürleri kullanarak bir kesyap (kolaj) yapar. Figürleri kırmızı bir çizgiyle birleştirmiş ve siyah bir zemine yapıştırmıştır. Kesyapa Marilyn Pursued By Death/Ölüm Marilyn’in peşini bırakmadı adını koyar.. Monroe’nun depresyon sorunları ve intihar girişimlerini iyi bilen Drexler bu resimle yaşananları özetlemiştir.

Afişist sanatçılardan biri olan İtalyan ressam Mimmo Rotella’nın kendi geliştirdiği “double decollage/çift parçalama” tekniğiyle yaptığı Marilyn Monroe konulu yapıtlarından örnekler: (Üstte) Dönüşü Oşmayan Nehir; (altta solda) Erkekler Sarışınları Sever; (sağda) Marilyn Monroe’ya Saygı

Sanat akımları içinde afişist diye anılan ressamlar arasında yer alan 1918 Catanzaro doğumlu İtalyan Mimmo Rotella(1918-2006)’nın 1962 yılında tuval üzerine yırtılmış afişleri yapıştırarak yaptığı Marilyn Monroe adlı çalışma da, Marilyn Monroe’nun plastik sanatlar için bir esin kaynağı, önemli bir ikon olduğunu kanıtlar. “Decollage/Parçalama” diye andığı sokaktan topladığı yırtılmış afiş parçalarını tuvale yapıştırdıktan sonra ikinci bir kez (ki, bu işlemi de “double decollage/çift parçalama” diye adlandırmaktadır) yırtarak çalışan Rotella, 1950’lerin sonlarında hem – kent yaşamından göndermeler yaparak toplumu yorumladığı için — Nouveaux Réalistes/Yeni Gerçekçiler arasında hem de – tecimsel araçları (afgişer gibi) ve imgeleri kullandığı için – Pop Art sanatçıları arasında sayılmaktadır. Anlatılan çalışma yönteminin tipik örneklerini Marilyn Monroe için de üretmiştir. Marilyn Monroe’nun, beyaz perdenin bir başka ünlü adı aktör Robert Mitchum ile birlikte başrolde oynadığı, The River of No Return/Dönüşü Olmayan Nehir adlı filmin yanı sıra Gentlemen Prefer Blonds/Erkekler Sarışınları Sever, The Asphalt Jungle/Elmas Hırsızları, vb.

James Francis Gill: (üstte) Üçlü Marilyn; (altta) MM Kitle İkonolojisinin bir İncelemesi

Pop Sanatın önderlerinden 1934 doğumlu Amerikalı sanatçı Marilyn Tryptych/Üçlü Marilyn çalışmasını 1962 yılında Modern Sanat Müzesi (MoMA) sürekli koleksiyonuna kattıktan sonra 1972 yılında resim yapmayı bırakır. Yaklaşık 30 yıl sonra yeniden başlar.. 2005 yılında yeniden yaratıcı bir döneme girer. 2013 yılında imzasını attığı serigrafi “MM a Critique of Mass Iconology/MM Kitle İkonolojisinin bir İncelemesi adını taşır; bir Marilyn Monroe betisidir.

F&G 25 yıldır birlikte ürün veren Fratz ve Gio adlı iki sanatçı. Geleneksel olmayan gereçlerle çalışıyorlar ve ikonik yüzleri (simaları) çocuksu bir tutumla ama piyasanın yerleşik değerleri arasında denge kurarak yeni bir görüntüye dönüştürüyorlar.

F&G imzalı neon ışıklı Marilyn Monroe

“1 9 26 BY by BABY 62” (1 9 26 Güle Güle Bebek 62) alt yazılı F&G imzalı üründe renkli neon ışıklarının ardında klasik bir Marilyn Monroe görüntüsü yer alıyorsa da bakanda ayrıksı bir etki yaratıyor. Ayrıca, “altyazı”, (19)26 doğum yılının son iki hanesinin tersten okunursa yıldızın ölüm yılı hakkında da bilgi verdiğini iletiyor. ‘B’lerin ters yazılmış olması da, bir şeylerin ters gittiğini anlatıyor.

F&G’nin bir öteki bu sayfalarda yer alan çalışması “sinema adını” almadan önceki adını taşıyor. Hollywood yıldızlarının çoğu asıl adlarını değiştirirler. Yığınların kolayca söyleyebileceği, benimseyeceği adlar alırlar. Marilyn’in de asıl adı (yazının başlangıcında belirtildiği gibi) Norma-Jean (Morenson) idi.

F&G: Norma-Jean

F&G’nin “Norma-Jean” çalışması iki sanatçının çocuksu tutumunu, sokak sanatından geldiklerini de sergileyen bir çalışma. Ne var, MM bütün çekiciliğiyle izleyicilerine bakıyor.

İngilizlerin efsanevi sanatçısı Richard Hamilton (1922-2011) yıldızın ölümünden 3 yıl sonra, 1965’te “My Marilyn/Benim Marilynim” adını verdiği bir tablo yapar. Marilyn hayranlarının yıldızın bilmedikleri, görmedikleri bir yanını yansıtmaktır amacı. Marilyn korkunç bunalımlar yaşamaktdır. Kendisine saygısı düşük düzeydedir. Fotoğrafları çekildiğinde öncelikle kendsine gösterilmesini istemekte, beğenmediklerinin üstünü çizmektedir. Yaşamının sonuna doğru bu çizme işlemini abartır. Eline geçen her şeyle, — iğneyle, dudak boyası ile, keskin bir nesneyle beğenmediği görüntüleri çizer. Hamilton, çizilmiş karelerden oluşan bir düzenlem yapar. Marilyn bir kumsalda güneşlenir ve denize girerken çekilmiş doğal haliyle gözüktüğü görüntülerinin üstünü çizmiştir. Bu tutumu Marilyn’in kendini yaşamdan silme isteği olarak yorumlanır ki bu istek gitgide artmış ve 1962’de gerçekleşmiştir.

(Psikiyatristi Doktor Ralph Greenson’un Marilyn’e koyduğu “Paranoid Şizofreni sınırında” tanısı, bugün de (halen) doğru kabul edilmekteymiş.)

Richard Hamilton: My Marilyn

Pauline Boty: Colour Her Gone, 1962

Pauline Boty: The Only Blonde in the World, 1963

Bir başka Britanyalı sanatçı, İngilizlerin tek kadın Pop Art sanatçısı ve de akımın kurucusu olarak kimliklendirilen Pauline Boty (1938-1966), Marilyn Monroe’yu ana imge olark kullandığı 2 tablo boyamış. Marilyn’in ölümü bir hayranı olan Boty’yi çok üzmüş ve 1962’de yani yıldızın öldüğü yıl “Color Her Gone/Gitti Boyayın Onu” adlı tabloyu aynı yılın sonlarında Town dergisinde yayımlanan bir fotoğrafını kullanarak gerçekleştirmiş. Bir yoruma göre, üzerinde renk kuşakları bulunan gri panellerle çevrelenmiş imge altmışların kültüre getirdiği devinimi yakalamakta ve Marilyn’in payını düşünmeye çağırmaktaymış.

Boty’nin bir yıl sonra, — 1963 yılında yaptığı ikinci resim, “The Only Blondr in yhe World/Dünyadaki Tek SarışınMarilyn’in Some Like it Hot/Bazıları sıcak Sever filminde canlandırdığı karakter Sugar Kane’in kaderine — işe yaramaz saksafoncu Tony Curtis’e koşarken saptanmış imgesini kullanmış.

Marlene Dumas: Ölü Marilyn

            Hollanda’da yaşayan Güney Afrikalı sanatçı Marlene Dumas (1953) dünyanın en çok fotoğraflanan sinema yıldızının ölüsünün de meraklı bakışları toplayacağını düşünmüş olmalı. 2008 yılında gazete kesiklerini karıştırırken bulduğu morgda çekilmiş fotoğrafını kullanıp kendi üslubunda boyayarak Ölü Marilyn adını verdiği tabloyu imzalamış.

(Not: Marilyn Monroe’nun öldüğü yıl, Marlene Dumas henüz 9 yaşındadır.)

Gery Luger’in Marilyn Monroe düzenlemelerinden örnekler

Gery Luger (1951) Avusturya’da yaşıyor ve çalışıyor. Çok geziyor. Dünyayı geziyor. “Evrengezer/dünyagezer” anlamına gelen “globetrotter” diye anılıyor. Gittiği her yuerden motifler toplayıp sepetine atıyor, gerek duyduğunda seçtiklerini bir araya getirip karmaşık resimler oluşturuyor. Bu sayfalarda Marilyn Monroe için oluşturduklarından kimi örmekler yer alıyor. Karışık teknik kullanan, renkli, deneysel sanat yapmaktan çekinmeyen bir sanatçı olarak çeşitli izlekleri işlese de Marilyn sevgisini yadsımadığı, hafife almadığı anlaşılıyor.

(Marilyn Monroe’nun öldüğü yılı Gery Luger henüz 11 yaşındadır.)

Theo Danella’nın Marilyn Monroe çalışmalarından örnekler

Theo Danella Marilyn’in saptanmış fotoğraflarını kullanarak üretim yapan bir başka Amerikalı sanatçı. Hakkında bilgi bulamadımsa da internette ürünleri sayfalarla sergileniyor. Üretim yapana üretici denir ya, Danella özellikle Marilyn Monroe’nun çeşitli fotoğrafçılarca saptanmış karelerini kullanarak değişik başlıklar altında topladığı yeni Marilyn görselleri üretiyor “fabrika”sında. Bu denli çok sayıda üretmesi Marilyn’in hâlâ ilgi gördüğünü de kanıtlıyor.

Danella’nın ayrıksı Marilyn Monroe resimlerini topladığı kimi başlıklar şöyle: Dıva MM 169/Diva MM, Theo Danella’s Marılyn Brıght & Sepıa/Theo Danilla’nın Marilyn Parlak & Sepya, MM a Star in Strıpes7mm Şeritler içinde; Marılyn in Dark Art; Theo Danella Art Seco Students/Theo Danella Ar Deco Öğrencileri, vb.

Danella her bir ürününe ad vermiş. Örneğin, yukarıdaki resmin adı “Marilyn in Poppies/Marilyn Gelincikler İçinde”

Theo Danella

Valentino Marra: (solda) Blond/Sarışın 2013; (sağda) Blu/Mavi, 2013

İtalyan ressam ve yonut sanatçısı Valentino Marra(1956)’nın resimleri dünya kadın ikonlarına adanmıştır. Marilyn Monroe’nun yanı sıra Sofia Loren, Diana Spencer, Aung San Suu Kyii, vb.ünlü kadınları da karelerine yansıtmıştır.

(Not: Marilyn Monroe’nun öldüğü yıl Valentino Marra henüz 6 yaşındaydı.)

Richard Hudson: Marilyn Monroe

Richard Hudson (1957) Britenyalı bir yonut sanatçısı. Organik sanatsal üslubuyla ürettiği parlatılmış çelik ve bronz yonutlarıyla tanınıyor. Marilyn Monroe yonutu da özgün sanatsal diline uygun.

(Not: Marilyn Monroe’nun öldüğü yıl, Richard Hudson henüz 5 yaşındadır)

Dorit Levinstein: Marilyn Monroe

Amerikalı kadın ressam ve yonut sanatçısı Dorit Levinstein (1956) boyalı bronz ve aliminyum yonutlarıyla tanınmış. Yonutları Kraliyet Akademisi yanı sıra dünyanın birçok ülkesindeki müzelerde ve galerilerde sergilenmiş. Kendine özgü yorumuyla çok sayıda ünlünün yonutlarını yapmıştır. Elbette 20. Yüzyılın en çok fotoğraflanan film yıldızı Marilyn Monroe da yaptığı yonutları arasında.

(Not: Marilyn Monroe’nun öldüğü yıl, Dorit Levinstein henüz 6 yaşındadır.)

Dorit Levinstein’ın 3 boyutlu çalışması bir karikatür sayılabilir mi bilmem. Bildiğim Marilyn Monroe’nun çeşitli çizgi sanatçılarınca yüzlerce karikatürünün yapıldığı. Yeri gelmişken birkaç örnek koydum bu sayfalara. En baştaki bir Bulgar çizgi sanatçısının.

Daniel Gastaud: Marilyn Flowers/Marilyn Çiçekleri; (sağda) yapıtın sol üst bölümünden ayrıntı.

Fransız sanatçı Daniel Gastaud (1958) da Marilyn Monroe fotoğraflarını alıp (başka ünlüler için yaptığı gibi) yeniden uorumlayanlardan. Bu sayfada yer alan “Marilyn Flowers/Marilyn Çiçekleri” nde fotoğraf dışında, çiçekler için tüyler ve düzenlemenin dağılmasını önlemek için pleksiglas kullanılmış. Elbette renklendirmek için boya kullanılmış olduğunu belirtme gereği duymuyorum. Amerika’da değil Fransa’da Paris’te yaşayan Gastaud’nun efsane yıldızın çekiciliğine kapılmış olduğu anlaşılıyor.

(Mariyn Monroe’nun yaşama veda ettiği yıl, Daniel Gastaud henüz 4 yaşındadır.)

Marco Battaglini: Gentlemen Prefer Blondes/Erkekler Sarışınları Sever

Marco Battaglini (1969) klasik ile çağdaşı bir araya getiren bir ressam. Bir yandan Rönesans dönemi İtalyan sanatçılarını saygıyla anarken, bir yandan da çağdaş popüler sanata, giderek grafitiye (sokak duvarı resimleri) ve grafiti sanatçılarına sevgilerini sunmaktadır. Klasik güzellik ülküsüyle, estetik olmayanı bir araya getirdiği yorumunu yapanlar da var. Bu yorum benimsense bile ortaya koyduğu yapıtların estetik düzeyi kolayca olumsuzlanamaz sanırım.

Battaaglini’nin bu sayfalarda yer alan “Gentlemen Prefer Blondes/Erkekler Sarışınları Sever” tablosuönceki pargrafta özetlenen özelliklerini taşıyan bir yapıt. İlk bakışta bir klasik resim izlenimi veriyorsa da, Andy Warhol’un 1967 tarihli Marilyn Monroe baskıresimlerinden birinin görülmesi, yanı sıra fondaki grafiti görüntüsü tablonun belirli bir zamanı/dönemi yansıtmadığı, dolayısıyla ayrımlı bir içeriği iletmek amaçlı olarak geçmişte üretilmiş klasik resimlerden biri olmadığına/çağdaş bir ürün olduğuna uyarıyor.

Battaaglini söz konusu tablosunda Marilyn Monroe’yu iki kez yüceltiyor. Önce tablosuna verdiği ad, Marilyn Monroe’nun 1953 yılında çrvirdiği filmin adıdır. İkincisi şövalede Marilyn’in Andy Warhol imzalı görüntüsüne yer vermiştir.

Resimdeki ressam esmer modele bakarak sarışın bir kadın resmi boyamaktadır. Anlıyoruz ki erkekler sarışınları severler.

(Not: Mariyn Monroe’nun yaşama veda ettiği yıl, Marco Battaglini henüz 7 yaşındadır.)


GUMM: Karışık Teknik Duvar yonutları
Marilyn Monroe Can I, Marilyn Monroe Can II/Marilyn Monroe Teneke Kutuları I v II

Gumm (1969) bir İtalyan sanatçı. Venedik’in birkaç kilpmetre yakınlarındaki halen yaşadığı yerleşimde doğmuş. Henüz çocukken bile çiziyor ve topladığı kullanılmış nesnelerle bir takım imgeler elde etme denemeleri yapıyormuş. 2015 yılında tipik sisli bir günde Venedik Sanayi bölgesinde yürürken yerde ezilmiş eski bir teneke kutu görmüş. Kutunun solmuş renkleri ve bükülmelerinin çekiciliğine kapılmış. Kutuyu alıp evine götürmüş. Teneke kutu toplayıcılığını geliştirmiş. Dünyanın her tarafından gelen kutularla koleksiyonunu zenginleştirmiş. Ve Andy Warhol’un teneke kutularıyla (Campbell çorba kutuları) tanışınca sanatsal serüveni başlamış. Andy Warhol ile tanışması demek, Marilyn Monroe ile tanışmak demek aynı zamanda.

Gumm karışık teknikle “duvar yonutları” yapıyor. Bu sayfalarda yer alan Marilyn Monre I ve II adlı yapıtlarının boyu 140, eni 95, derinliği 10 cm. Elbette salt Marilyn Monroe değil, çok çeşitli izlekli yapıtlar üretiyor.

(Not: Mariyn Monroe’nun yaşama veda ettiği yıl, Gumm henüz 7 yaşındadır)

Michiel Folkers

Çalışmalarında Marilyn Monroe’yu izlek seçenlerin salt ABD’li sanatçılar olmadığı buraya değin verilen örneklerle ortaya çıkmıştır. Michiel Folkers (1982) da Utrecht yakınlarındaki Zeist doğumlu bir Hollandalı sanatçı. Reklam panolarından, sokak duvarlarından topladığı afişlerle yaptığı kesyaplardan (kolajlardan) kimilerinde kırılmış resim fırçaları, körelmiş bıçaklar, vb. eski araç ve gereçler eklediği de oluyor. Başka sahne ve perde yıldızlarını da konu edinen Michiel Folkers’ın Marilyn Monroe’yu savsaklaması beklenemezdi.

(Not: Michiel Folkers, Mariyn Monroe’nun yaşama veda ettikten 20 yıl sonra doğdu.)

Marilyn Monroe görüntüsünün günlük tüketim mallarının sürümünü arttırdığı anlaşılıyor.

Posta pullarında Marilyn Monroe (soldan sağa) Almanya, ABD, Antigua ve Barbuda, Grenada Kariyaku ve Küçük Martinik

Posta pullarında Marilyn Monroe (soldan sağa) St. Vincent, Grenada, St. Thomas ve Prens Adaları

Posta pullarında Marilyn Monroe (soldan sağa) Montserra, Madagaskar, Moğolistan

Posta pullarında Marilyn Monroe (soldan sağa) Abhazya (Gürcistan), Mozambik

Posta pullarında Marilyn Monroe (soldan sağa) Tanzanya, (yıldızın 90. Doğum yılı dolayısyla) Togo, Tacikistan

Posta pullarında Marilyn Monroe (soldan sağa) Gine, Kongo, Küba, Myanmar, Laos

Posta pullarında Marilyn Monroe (soldan sağa) Nijer, Orta Afrika, Soloman Adaları

Posta pulları Marilyn Monroe’nun dünya çapında ‘popüler’ olduğunun bir başka göstergesi. Birçok ülkede Marilyn Monroe’ya adanmış posta pulu basılmış. Örnekler incelenirse, kimi pulların Marilyn’in 90. Ve 100. doğum yıllarında, yanı sıra birçoğunun da 1990’lı ve 2000’li yıllarda basıldığı görülecektir.

Bir başka ayrıntı: Togo’da 90. yaşı dolayısıyla basılan pulda Marilyn Monroe ABD Başkanı John Kennedy ile birlikte gösterilmiş. Başkanın 1917-1963, Marilyn’in 1926-1962 yılları arasında bu dünyada bulundukları belirtilmiş. Pulun sol yanında Marilyn’in Hollywood’un “Şöhretler Yolu Yıldızı” ile ödüllendirilmiş olduğu, DiMaggio ile evliliği, ölümünün içtiği haplara bağlandığı bilgileri de yer alıyor. Marilyn Monroe ölümünden iki yıl önce, 1960 yılının Şubat ay başında “Şöhretler Yolu Yıldızı” ile ödüllendirilmişti. Ölümünden 37 yıl sonra, 1999’da Amerikan Film Enstitüsü En Büyük Kadın Yıldızlar sıralamasında Marilyn’i 6. sıraya yerleştirdi.

The Four Ladies of Hollywood/Hollywood’un Dört Leydisi yonutu. Beşinci laydi yonutun tepesindeki kulenin üstünde uçuşan etekleriyle Marilyn Monroe

1994 yılında Hollywood Şöhretler yolunun sonunda film yönetmeni, yapım tasarımcısı ve senaryo yazarı Helen Catherine Hardwicke(1986)’in tasarımladığı, yonut sanatçıları Harl West ve Jack Brogan yapımı paslanmaz çelikten bir yonutun açılışı yapıldı. “The Four Ladies of Hollywood/Hollywood’un Dört Leydisi”ne adanan yonut, art-deco tarzında 4 karyatidin taşıdığı bir “gazebo”. “Hollywood ve La Brea Gareway/Hollywood ve La Brea Girişi”olarak da anılıyor.

4 karyatid (giyimli kadın yonutu sütun) Hollywood film sanayiine önemli katkıda bulunmuş ayrımlı kültürlerden dört kadın:

Brooklyn doğumlu seks imgesi Mae West;

Akademi Ödülleri “En İyi Kadın Oyuncu” kategorisinde ilk kez aday gösterilen Afrika kökenli Amerikalı oyuncu Dorothy Dandridge;

Meksikalı oyuncu Dolores Del Rio;

Asya kökenli Amerikalı aktrist ve moda ikonu Anna May Young.

Ne var, bu dört kadının taşdığı gazebonun üzerindeki Hollywood yazan kulenin tepesinde “Seven Year Itch/Yaz Bekarı” filmindeki etekleri uçuşan Mariyn Monroe’nun yonutçuğu yer alıyordu. Doruktaki seks imgesi oydu. Yonutçuk 2013 yılında çalındı.

Marilyn Monroe’nun Haugesund/Norveç’teki yonutu

Norveç’in Haugesund yerleşimi Marilyn Monroe’nun baba ocağı olduğuna inanırmış. Çünkü, yerel bir fırıncı olan Marilyn’in babası ABD’ye bu yerleşimden göçmüş. Haugesundlular bu düşünceyle 50. Ölüm yıldönümünde, Marilyn’in bir yonutunu yaptırmışlar. Mayıs 2012’de yerleşimin limanında gösterişli bir otelin yanına yerleştirilen yonutu Notveç’in ünü büyük önde gelen yonut sanatçısı Nils Aas (1933-2004) yapmış.

Türkiye’de Marilyn Monroe görselli pul basılmamış. Türkiye’de Marilyn Monroe yonutu yok. Ama bir yerli Marilyn Monroemuz var. Bir de “Merdin Monroe” marka yerli sabunumuz…olacak

2018 yılında gazetelerde okunan haber şöyleydi:

“Afyonkarahisarlı Melek Akarmut, eşinin görev yeri nedeniyle 6 yıl önce Mardin’e gitti. 20’nci yüzyılın en ünlü sinema yıldızlarından ABD’li aktris ve model Marilyn Monroe‘ye benzerliğiyle ise fenomen haline geldi. Mardin’de ‘Mariyln Sabun Dünyası’ adlı bir sabun dükkânı açtı. Marilyn Monroe tarzı saç stili ve elbisesiyle dükkâna gelenleri şaşkına çeviren Akarmut, bir anda önce Mardin’de sonra Türkiye genelinde ün kazandı. Uluslararası medyada da boy gösteren Melek Akarmut, Arap ülkelerinde de hayran kitlesine ulaştı.”

Haberin ardı çok geçmeden şöyle geldi:

Eşinin görevi nedeniyle geldiği Mardin’de, Marilyn Monroe’ya benzerliğiyle üne kavuşan 44 yaşındaki Melek Akarmut, 7 ay önce açtığı işyerinde sattığı eşek sütünden yaptığı sabunları ‘Merdin Monroe’ ismiyle tescil ettirecek. Akarmut böylelikle hem Mardin’e hem de Monroe‘ye vefa borcunu ödeyeceğini söyledi. (Marilyn, Merilin diye okunduğu için uyum sağlamak amacıyla sabuna Mardin yerine Merdin adı konulması uygun görülmüş olmalı. Böylece yıldızın adının izinsiz kullanılmasından doğacak sakıncalar da bir ölçüde giderilmiş oluyor(muy)du.)

Devamı var:

Melek Akarmut, eşek sütüyle ürettiği sabunun patentini almak için Türk Patent Enstitüsüne başvurdu.

Akarmut‘un başvurusunu değerlendiren Enstitü, logoda kullanılan fotoğraftaki kişinin Marilyn Monroe olduğunu gerekçe göstererek başvuruyu reddetti.

Başvurusu reddedilen Akarmut, fotoğraftaki kişinin kendisinin olduğunu ispat etmek için mahkemeye başvurdu.

Eskişehir Balmumu Heykeller Müzesinde Marilyn Monroe; film karesi.

Eskişehir Balmumu Heykeller Müzesinde, müzenin kurucusu ve sahibi Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in yaptığı bir Marilyn Monroe yonutu var. Büyükerşen yonutun Türkiye’de sergileneceğini düşünerek Marilyn’in eteklerini ‘ölçülü’ havalandırmış!

Ayla Eriş: Marilyn Monroe tablolarından 4 örnek.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi`nden emekli olduktan sonra Bodrum`a yerleşen Ayla Eriş, 2012 yılında boyadığı 10 Marilyn Monroe tablosunu sergiledi. Bir yıl sonra diziye 7 tablo daga ekledi.

İkinci Marilyn Monroe sergisi hakkında DHAnın yaydığı haber şöyleydi:

“Ressam Ayla Eriş, Marilyn Monroe çalışmasının 20 yıllık bir proje olduğunu belirtti. Eriş, ‘20 yıldır Monroe’nun fotoğraflarını biriktiriyorum. Geçen yıl 10 resmini sergilemiştim. Bu yılki çalışmam gülümseyen, mutlu Marilyn Monroe oldu. Sıkıntı ve stresli olduğum bir dönemde, kendimi resim ile rahatlatmaya çalıştım. Sıkıntılardan kurtulmak için resimlerimin gülümseme ve mutluluk getirmesi amacıyla Monroe’nun mutlu hallerini resme yansıttım. Aynı etkinin resimleri inceleyen sanatseverlere de geçmesi için, böyle bir çalışma yapmaya karar verdim. Bir insan için gülümseme, en güzel makyajdır. Elimdeki Monroe fotoğraflardan mutlu, canlı ve güler yüzlü olanları tuvalime taşıdım. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda Divan Otel’de sergiliyorum’ dedi.”

Bir başka söyleşide:

“Dünyaca tanınan ABD’li yıldızın resimleri ile post pop sanata bir gönderme yapmak istedim . Karışık teknik kullanarak yapı çözümcü bir anlayış ile Monroe’nin resimlerini farklı bir tarzda yorumladım” diye açıklıyor Ayla Eriş.

Ölümünden nerede ise 60 yıl geçmesine karşın her alanda yaşayan ve yaşatılan bir başka film yıldızı yok. Marilyn Monroe’nun hâlâ yaşıyor oluşunda elbetteki ressamların, yonut sanatçılarının grafikerlerin, çizgi sanatçılarının, romancıların, senaristlerin, film yapımcılarının ve yönetmenlerinin katkısı çok yüksek. Ne var ki, sinemadan gelmiş geçmiş hiçbir sarışın ya da esmer aktrist, sayılan sanatçılar için Marilyn denli güçlü bir esin kaynağı olamamıştır plastik, grafik ve sinema sanatları ve/ya da edebiyatçılar ve besteciler için…

Türk edebiyatında Nazlı Eray’ın 2010 yılında yayımlanmış “Venüs’ün Son Gecesi (Marilyn Monroe Ankara’da: Cursum Perficio!)” romanı var. Melis Aygen’in “Marilyn’le Beş Çayı” romanı 2018 yılında yayımlandı. Payidar Karaman’ın “Melhame-i Kübra ya da Marilyn Monroe”su bir şiir kitabı. (“Melham-i Kübra”, “çok büyük ve kanlı savaş” anlamına geliyor.) İki de yerli yaşamöyküsü kitabı var: Nilgün TaylanMarilyn Monroe”; Turhan FeyizoğluAah Marilyn”.

Yabancı dilde, özellikle İngilizce yayımlanmış Marilyn Monroe konulu kitaplardan kimilerinin Türkçeye çevrilmiş olduğunu da eklemeliyim.

ÖNDER ŞENYAPILI

Kategoriler:   Eleştiri/Deneme/İnceleme, Sinema