Menü

ZİL VE HANÇERLE

Her yeni günle birlikte
Hiç beklemediklerimiz
Zil ve hançerle çıkar sahneye

Beklemediklerimizin çoğu aslında
Olacağını görmezden geldiğimizdir
Birçok şeyi bilmek olağan
Ama gerçeği bilmek işinize gelmez çoğu zaman
Ve elbette hinliğinizdendir
işinize gelmeyeni görmezden gelmek

Bilmezden gelişinizi ustaca kullanan
eşkıya hırslar iktidarı
hinliğinizi görmezden gelir
Herkesin herkese peşkeş çektiğidir
Aptallığa vuruşun kazandırdıkları

Hiç beklemeyiz savaşı sanki
Öylesine seyrederiz olup biteni
Sarayların arka odalarında pişirilip
Şafak sökerken getirilip
Halkın sofrasına konur savaş
Çocuklarının kanına
doğrayıp ekmeği
Yesin diye halk

Kuşlar uyanmamışken daha
Hırıltılı sesi duyarız radyodan
Öküz paylaşımında sorun çıkaran
Dizginsiz hırsla
Evimize izinsiz giren patavatsız
Zırıltılı sesi duyarız

Herkes birbirinin gerçeğini
Görmezden gelir
Görmezden gelmek yararına olduğunda

Görmezden gelmek
ötekinin göstermek istemediğine
nötr olmak değildir ki

Değirmeninizi çalıştırıyorsa rüzgar
Ötekinin bahçesini tarumar edişi
umurunuzda olmaz
Sütünü içmek için
ot konur ineğin yemliğine
Her ruh aynı kaynaktan beslenir
Aynı mahalle pazarında herkes
Buz bencilliğiyle arsız
birbirinin benzeridir
Birbirinin pazarlayanı ve alıcısı

Aç ama onurlu yaşamak için
Öteki açlar ordusunu öldürmeyi
Vaaz eder kral
Din adamının sözlerinden müteşekkil
Üzerine kan bulaşmış kitaba
Kirli elini basarak

Ama herkes bilir
En iyi açlar bilir
açların neden aç kaldığını
Konaklarda ziyafet sofrası eksik olmasın diye
Aç kalanların olması gerektiğini
En iyi açlar bilir

Hayat usturuplu öğreticidir
Gerçeği gözlerine sokar insanın
Aşkı bilmesine karşın sefil
yüz çevirir gerçeğe
Ziyafet sofrası artığının
Payına düşeceği umudu
Basiretini bağlar açların
Açların birbirini kırmasının
sebebi hikmeti umuttur
Umutsuzluk değil

Ekmediği buğdayı kemiren kurdu
mahrum et yediğinden
Biçer dilini
Bayrak açar savaş için

Siz uyarsınız tanrının bekçisine
Hayal tüccarı imama
savaş için
Ganimetten yararlanmak arzusuyla
hınca hınç doludur bilinç
Tanrıya kuyruk salladığınızda
Aç ayı oynar mı hiç ?
Bir dilim ekmek düşer payınıza

Savaş alanına bıraktığımız
Kanadımız
ve büyük sözle bezenen bağırış için
Eve dönerken elinize tutuşturulur köz
Bir adet fazlası değil
kanlı bir beyaz karanfil
Kıtlığa kapı açan barış için

Görmezden gelsek de
Büyük nehir gibi akıp gider gerçek

Ve görmezden gelmek kurtarmaz
Gül ağacı gölgesine sığınan insanı
hasmın planının parçası olmaktan

Görkemli kuşanır eşkıya
puştluğun saydam zırhını
Ama iyimserlik baldıran zehri halka
Gerçeği görmesine rağmen
eksik etmez kadim yüzünden
Eski bir mevsimden kalma yalanı

Yaşanan her şey bildiğimizdir aslında
Bilmediklerimiz görmezden geldiklerimizdir

Serçe pencereye konar
Ekmek kırıntısı ister
Sevimli çığlığıyla
Güvercinin ardı sıra
Karga gelir ki
Çığlığı ötekilerinin sesini bastırıcı

Bu manzarayı seyrederiz barış zamanı
evimizin arka bahçesine bakan odadan

Ötekileri görmezden geliş için
Acıtmayan resimleri seyretmek
Gerçeği örtemez bu kesin
Kanatsız kalmanın eksikliği
Fikrimizin şakağına çevrilmiş tüfek

Görmezden gelsek de
Büyük nehir gibi akıp gider gerçek

Her yeni günle birlikte
Zil ve hançer ve kırmızı şalla
Çıkar sahneye
hiç olmaz saydıkları şairlerin
Olmaz saydıklarının çoğu aslında
Görmezden geldikleridir

Öylesine bakıp görmezden gelsek de
Büyük nehir gibi akıp gider gerçek

Kalbimiz hisseder ağrılı duruşu

Sevgi kurağı bir ülkede
Yalnızlık insanlığa yazgıdır
Halk halklara düşman
Sevgi kurağı bir ülkede
kül ateşin hasmıdır
İnsan insanın kurdu
Her yeni günle birlikte
Zil ve hançerle
Kapımıza gelip dayanan
Ruhumuzu kemiren gerçek bu

BABÜR PINAR

Kategoriler:   Şiir